Portekiz Milli Takım kampını terk eden Cristiano Ronaldo'nun milli takımı bıraktığı iddia edilmişti. Ronaldo, nihayet sessizliğini bozdu.
HOCASINA KIZDI, KAMPTAN KAÇTI
Danimarka maçı öncesinde Kopenhag’da teknik direktör Jorge Jesus’un basın toplantısındaki açıklamalarını dinleyen yıldız futbolcu, hocasının açıklamalarından rahatsızlık duyarak toplantı sonrasında odasını boşaltıp kamptan izinsiz olarak ayrılmıştı. Teknik heyetin ve federasyon yetkililerinin duruma müdahale etme ve oyuncuyu ikna etme çabaları sonuçsuz kalmıştı.
KAMPTAN AYRILMA GEREKÇESİNİ AÇIKLADI
Sessizliğini bozan Ronaldo, kamptan ayrılma gerekçesini ifade ederek "Teknik direktör, Norveç maçında 30 dakika oynayacağımı söyledi ancak beni oyuna almadı. Sonrasında aramızda bir anlaşma yaptık fakat basın toplantısında verdiği sözü tutmadı. Bunun üzerine kampı terk ettim'' dedi.
''CEZA VERİLMESİNİ KABUL EDİYORUM''
Kendisine gelebilecek cezayı kabul ettiğini ifade eden 41 yaşındaki efsane isim, Yaptığımın sorumluluğu bana ait. Takım arkadaşlarımdan ve Portekiz halkından özür diliyorum. Ceza verilmesini kabul ediyorum.
Cezamı tamamladıktan sonra fiziksel olarak hazır olduğum sürece Portekiz için mücadele etmeye devam edeceğim." sözlerini sarf etti. İşte Ronaldo'nun yaptığı açıklamanın tamamı:"Teknik direktör, Norveç maçında 30 dakika oynayacağımı söyledi ancak beni oyuna almadı. Sonrasında aramızda bir anlaşma yaptık fakat basın toplantısında verdiği sözü tutmadı.
Bunun üzerine kampı terk ettim. Bana karşı verilen sözler tutulmadı. Bu yüzden kampı terk etmeye karar verdim.
Benim en önemli şey dürüstlüktür. Ne kadar can yakıcı olursa olsun bana gerçeğin söylenmesini isterim. Nitekim, basın toplantısının düzenlendiği günün sabahında Federasyon Başkanı ve Teknik Direktör ile yaptığım görüşmede de kesinlikle teyit edebilecekleri üzere; beni burada istemiyorlarsa bunu açıkça söylemelerini yineledim.
Bana karşı dürüst olmaları yeterliydi. Bunu kabul ederdim ve hayal ettiğim gibi güzel bir veda hazırlayacağımıza, kimsenin kırgın ayrılmayacağına söz verdim. Dün gibi hatırlıyorum.
Tek bir ağızdan "Hayır" yanıtını verdiler. Benim yerimin Milli Takım olduğunu söylediler.Yaklaşık 25 yıllık kariyerimde hiçbir zaman, hiçbir teknik direktörün veya milli takım hocasının teknik ya da taktik kararlarına müdahale etmedim. Bana sunulan şeyi en iyi veya en kötü şekilde kabul ederim.
Karara saygı duyarım; ancak bana verilen sözler tutulmadığında, yerimin orası olmadığını hissederim.Kampı terk ettiğim için Milli Takım arkadaşlarıma da bir özür borçluyum. Teknik Direktörün sözüne olan inancımın tamamen sarsılmasına rağmen, bu konuşmalara tanık olanların da doğrulayabileceği gibi bunu yapmamalıydım. Sorumluluk tamamen bana aittir.Portekiz halkından bir kez daha özür dilerim.
Ancak verilen sözün tutulmaması benim için belirleyici bir etkiye sahiptir. O andan itibaren varlığımın sadece faydalı hissetmediğimde yapacağımı her zaman söylediğim şeyi yaptım: Valizlerimi toplayıp çıktım.Bu davranışımın sonucu federasyon tarafından değerlendirilmeli ve cezalandırılmalıdır. Verilecek cezanın hiçbir hafifletici sebebi olmaması gerektiğine inanıyorum.
Ben herhangi bir oyuncu değilim, takım kaptanıyım ve bu durum ağırlaştırıcı bir nedendir. Özür diledim ancak tutumların sonuçları olması gerektiğini biliyorum. Futbolun içinde benim gibi yer alan herkes bilir ki, herkesin statüsünden bağımsız olarak kurallar herkes için eşittir."




